|
Kayınbabamla hergün sikişiyorum! (Asude 30 Y., İstanbul / Türkiye)
Evlendiğmde 26 yaşımda idim, ayrı
ev açmış, kocamla kalıyorduk. Kayınbabam ise kendi evinde
kalıyordu. Kaynanam öleliden beri kayınbabam
bir türlü evlenemedi. Çok istiyordu ama, her seferinde her adayla
umulmadık aksilikler çıkıyordu ve olmuyordu. Kayınbabamın
morali buyüzden epeyi bozulmuştu. Kocamın teklifiyle, benim de
kabulümle, kayınbabamı yanımızda
kalmaya ikna ettik, bizde kalmaya başladı. Doğal olarak
kayınbabamla birlikte olduğumuz süre, kocamla
olduğum süreden fazlaydı. Gece gündüz kayınbabamla
beraberdik. Kayınbabam kahveye falan da pek gitmezdi, sevmiyordu. “Baba çık
gez dolaş biraz, dışarda güzel kadınlara bakarsın için
açılır.” dediğimde, “Güzelim seni seyretmekten daha güzel ne ola
ki? Sen üzülme, ben memnunum, rahatım.” derdi.
Kocam haftanın bir kaç günü nöbetçidir, geceleri gelmez. Zaten biraz da bu
yüzden kayınbabamla iyice samimi olduk. Geceleri
genelde sohbetlerimiz, kayınbabamın birtürlü
uygun kadın bulamaması ve yapamadığı evliliği konusunda
olurdu. Bir gece ben artık dayanamadım, “Baba yahu artık
bıraksan şu evlilik, evlenmek işini? Bak ne güzel hep birlikte
rahat rahat yaşıyoruz şunun şurasında,
rahatını ne diye bozacaksın?” dedim.
Kayınbabam yüzüme şöyle bir bakıp, Off’la, Ohh’la
karışık derin bir ‘Ahhhh...’ çekti. O an
yanlış yaptığımı anladım. Kayınbabam “Haklısın,
kızım. Ben hadi şimdiden sonra evlenmeyeyim tamam da, insanın
bazı ihtiyaçları var... Hadi onu da tam söyleyeyim, kimileri hayvani
arzu derler, seks yapma, seksi yaşama arzuları, içgüdüleri
vardır yavrum. Geceleri nasıl uyuyabildiğimi sen gel bana sor!
Zor yavrum, zor! Senin için hava hoş tabii, öyle bir sorunun yok, kocan elinin
altında, istediğin an emrine amade...” dedi.
Kayınbabam tam da benim yarama dokunmuştu, “Hiç alakası yok baba!
Sen de onu bana sor. Bak oğlun bu akşam da
yok, taa yarın gece evde olacak. Bu nöbetçi olduğu günün
yorgunluğu katlanarak bütün bir hafta devam ediyor. Görüyorsun, izinli
olduğu gün de uykudan başını alamıyor. Tamam,
işidir, ekmeğimizin parasıdır, haklıdır, ama,
burada bir de, az ya da çok sevilmek, okşanmak, sevişmek isteyen genç
bir karısı da var!” dedim. Ağzımdan bu laflar nasıl
çıktı bilemiyorum. Kayınbabamın, “Canım benim, gel
bakayım bana.” demesiyle, kendimi kayınbabamın
göğsüne kapaklanmış, hıçkıra hıçkıra
ağlar buldum.
Divanda idik, kayınbabam beni teselli etmek için
hafif hafif saçlarımı okşarken, küçük küçük de alnıma
yanağıma öpücükler konduruyordu. Birden ne olduğunu
anlamadım ama içimde birtakım kadınsı
duyguların harekete geçtiğini hissettim. Kayınbabamdan
anlamadığım bir şekilde etkilenmiştim.
Başımı hafif çevirip kaldırdığımda
kayınbabamla dudaklarımız bir anda
birbirlerine kenetlendiler, dillerimiz ağızlarımızın
içinde birbirine dolaşmaya başladılar. Çok uzun süre, divanda
kayınbabamla birbirimize sarılmış
vaziyette öpüştük.
Kayınbabam, “Canım gelinim, güzelim, kızım benim,
artık evlenmek istemiyorum, seni istiyorum, seni
kendime sevgili istiyorum. Benim her şeyim olurmusun? Gelinim, kızım,
sevgilim, karım, orospum olurmusun?” dedi. “Olurum! Hem de nasıl
babacığım!” diyerek kayınbabamla bir
daha öpüşmelerimizin tadına vararak, birbirimizi okşamaya
başladık. Divana sırtüstü uzandığımda,
kayınbabam eteğimin altından külodumu ustaca
çekip çıkardı. Eğilip sanki çölde susuz kalmışcasına,
sanki çeşmeden içine su çeker gibi amımı vantuzlayarak içine çekmeye,
emmeye başladı. Dayanamadım, kasıntılarla sarsıla sarsıla
kayınbabamın ağzına boşaldım. Kayınbabam
“Canım gelinim, güzelim, sevgilim...” diye diye, üstümde ne varsa gayet nazikçe
hepsini bir bir çıkardı. “Şahanesin benim güzel gelinim!”
derken, gözleri zevkle ve keyifle parıldıyordu. “Canım gelinim benim,
bundan böyle gecelerimiz yalnız geçmeyecek. Sen istediğin sürece
emrindeyim. Sana hiç ama hiç doymam, yeter ki sen iste
güzel gelinim benim.” derken kendisi de soyundu.
Kayınbabam çırılçıplak yanımda
ayakta durup beni seyrederken, hemen bir karış uzağımda
olan yarağı beni yeniden azdırmaya yetmiş
artmıştı bile. Kocamın sikiyle uzaktan yakından
alakası yoktu, kayınbabamın yarağı
hem uzun hem kalındı. Kayınbabamın yarağı neredeyse
göbeğini geçecek şekilde şaha kalkmış bir at gibi
yerinde duramıyor, titremeleriyle, kasıntılarıyla beni
kendine çekiyordu. Başımı yaklaştırdım ve yarağını
ortasından tutup, başını ağzıma almaya
çalıştım. İnanılmazdı, bayağı
zorlanıyordum ve bu beni ayrıca heyecanlandırıyordu. Yarağının
başını boğazıma kadar aldığımda,
yarağının daha yarısı avucumdaydı. Harika bir
duygu yaşıyordum. Kocamla kesinlikle böyle seks
yapmamıştım, yapamamıştım. Bu koca kazık
gibi yarağın içimde nasıl olacağını
düşündüğümde tekrar orgazm olurmuşcasına
ıslandığımı farkettim.
“Hadi!” dedim kayınbabama, “Gel, gir artık, dayanamayacağım. Hadi!”
diye bas bas bağırıyordum. Bu benmiydim, inanamıyordum. Kayınbabam
divana oturup beni kucağına çekti, “Canım gelinim, güzelim, yavrum benim, gel
sen kendin nasıl istiyorsan öyle al, kendin ayarla.” dedi.
Kayınbabamın kucağına oturdum. O koca
sırık gibi yarağı amımın dudakları
arasından göbeğime kadar uzanarak kayınbabamla aramda sanki bir
köprü gibi amımın dudaklarını ayırıyordu.
Büyük ama çok büyük bir hazdı. Tekrar öpüşmeye başladık. Kayınbabam
beni yavaşça kucağında kaldırarak, yarağının
başını amıma denk getirdi. Ben kayınbabamı
geriye iterek sırtını divana yapıştırdım,
dizlerimin üzerinde doğrularak, elimle de o koca yarağı
ayarlayarak amımla üzerine oturmaya başladım. Yarağının
şapkası amıma girdiğinde,
amım yarılıyor zannettim. Biraz durdum bekledim, sonra milim
milim kaydıra kaydıra kayınbabamın
yarağının yarısını içime aldığımda,
kasılmalarım sarsılmalarım başladı yine. Gözüm
karardı, içim geçti, uçmak, yerlerde yuvarlanmak, ve tepinmek arzusu hep
birlikte yüklendiler, ben de kayınbabamın o
koca yarağına yüklendim, hepsini bir anda taa köküne kadar
amımın derinliklerinde hapsettim.
Ömrümde, hayatımda yapmadığım,
yapamayacağım, canhıraş bağırmalar,
anırmalar, evet resmen anırmalar, böğürtülerle,
kayınbabamın yarağı üzerinde kalkıp
kalkıp oturmaya ve kayınbabamın neresi denk gelirse
ısıra ısıra emmeye, somurmaya başladım.
Kayınbabam da memelerim ağzında, birini bırakıp birini
yiyerek, hatta bazen her ikisini ağzına almaya çalışarak, bir
elinin parmakları alttan götümde, beni habire yarağının
üzerinde dans ettiriyordu. (Nasıl alırım, nasıl yerim?)
diye düşündüğüm yarak amımda,
kayınbabamın kucağında, yarağının üzerinde
boyuna inip çıkmaktaydım. Belkide yaşayıp
yaşayacağım en büyük ve erişilmez orgazmımı
yaşadım. Kendime geldiğimde hala kayınbabamın
kucağında idim. O şahane yarak amımın
içinde, parmakları götümde, “Canım gelinim, güzelim, sevgilim,
karım, orospum benim!” diyerek kayınbabam beni küçük küçük öpücüklerle yine
sevmekteydi.
Kayınbabamın dudaklarına
uzandım, dillerimiz yine birbirine dolaşmaya
başladılar. İçimdeki yarağın daha bir
şiştiğini, hatta damarlarını farkettiğimde,
kayınbabam bir an durdu ve volkan gibi içime
patladı. Evet sanki yanardağ faliyete geçti. Çeşme gibi
akıyordu. Kayınbabamın boşalması bitince, “Harikaydın
babcığım. Çok açmışsın, doydun mu?”
dediğimde, “Sana doyulur mu güzel gelinim, daha yeni tadına varmaya
başladım, canım benim! Sen de harikaydın, çok kadın
bunun tamamını alamadı içine biliyor musun?” dedi. “Alamamaları
normal babacığım, ben kendime şaşırıyorum,
ben nasıl aldım diye.” dedim. “Canım gelinim, sen tam
benlikmişsin. Bundan böyle hergün sevişiriz. Oğlumun bilmesine gerek
yok, biz bize kaldığımız geceler bize yeter yavrum benim!”
dedi. “Tamam babacığım oğlun bilmeyecek, artık asıl
kocam sensin bundan böyle!” dedim bende.
Oğlu zamanla bendeki olumlu değişimi, neşemi,
mutluluğumu farketti tabii ve çok sevindi, “Ne güzel, bak babam geldi,
yalnızlıktan kurtuldun, neşen yerinde. Ben de korkuyordum
babamla anlaşamaz da aranıza soğukluk falan girer diye.” demez
mi? Bilmiyor ki kayınbabamla hergün sikişiyorum!
ilerleyen günlerde kayınbabama arkadan da verdim,
götümü siktirdim. Evliliğimiz boyunca oğlunun elini bile
sürmediği o bakire götümü kayınbabamın
sikmesi ise benim için ayrı bir zevkti...
[Asude]
|