|
17 Yaşındaki Körpecik Kızımı Zorla Siktiler! (Hakan 44 Y., Nürnberg / Almanya)
Slm. adım Hakan. Almanya’da
Nürnberg’te kalıyoruz. Oldukça modern bir aileyiz. Karım 38
yaşında, güzel ve oldukça seksi bir kadın.
(Bazılarından benim haberimin olmadığını
sandığı) bazı seks fantezileri var. Almanyada
çalıştığı işyerindeki erkek
arkadaşlarıyla, aynı binada oturan komşuyla, Türk marketin
çırağıyla falan az sikişmedi. Benim yanımda
sikişmese bile, onlarla nasıl, nezaman ve nerde sikiştiğini
bana açık açık anlatır. Diyeceksiniz ki,
“Götoş madem bunlardan haberin var, niye sesini çıkarmıyorsun?”.
Sesimi çıkarmıyorum, çünkü karımı çok seviyorum. Şunu
da burda itiraf etmek istiyorum ki, ben
karımı iyi sikebilen biri değilim. Karım da, (sadece seks
amaçlı olmak şartıyla), bulduğu abaza adamlarla
sikişip, o şekilde mutlu oluyor. Fakat karımın bana olan
sevgisine ve bağlılığına en ufacık bir süphem
yok! Ben karım için herşeyi feda ederim, karım da benim için!
Kızıma gelecek olursak,
Onu da çok serbest yetiştirdik. Dedim ya biz çok modern
bir aileyiz. Kızım seks konusundaki tüm bilgilerini
karımdan aldı. Kızımın karımdan gizlisi
saklısı yoktur. Geçen sene okuldan sınıf
arkadaşına kızlığını verdiği günü bile karımla
paylaştı (Karım da benimle tabi!). Kızım, sevgilisiyle
seks konusunda problemi olduğunda da karımdan nasihat alır.
Karım da, kızımın sevgilisini yatakta nasıl memnun
edeceğini, nasıl oral seks yapması gerektiğini, nasıl
sperm yutması gerektiğini, nasıl anal seks yapması
gerektiğini, nasıl korunulması gerektiğini, nasıl
prezervatif kullanılacağını falan detaylı bir
şekilde anlatır kızımıza. Hatta kızımın
erkek arkadaşı bizde kalınca, Prezervatifleri karım kendi
eliyle kızımın odasına bırakır.
Şimdi size yaşadığımız bir
olayımızı anlatmak istiyorum. 2 yıl önce ailece (karım
ve kızımla) arabayla Türkiyeye gittik. İstanbulda bir hafta
eş dost ve akrabaları ziyaret ettikten sonra, kalan 3 haftayı da
tatille geçirmek üzere Antalya’ya indik. Beş yıldızlı güzel
bir otele yerleştik. Antalya’ya vardığımızın 2.
günü Oteldeki kalabalıktan sıkıldığımız için
ve çevreyi şöyle bir gezip tanımak amaçlı, Toros
dağlarına arabayla günübirlik geziye çıktık. Rafting
yapılan Beşkonak taraflarında aracımın
bozulmasıyla olaylar başladı. Tabi ogün bizim gibi modern bir
aile dağın başında yolda kalınca, etrafta da tarlada
çalışan mevsimlik işçiler olunca, Eyvah! dedim.
Arabadan inip motorkaputunu açtım, arızayı bulabilirmiyim diye
bakıyorum, bulamadım. Tarlada çalışan işçilerden biri
(sonradan isminin Haydar olduğunu öğrendim), yanıma gelerek, “Ben
motordan anlarım...” dedi. Motorun sağını solunu
kurcaladı, sonra, “Bu iflah olmaz, çekici çağırmanız
lazım.” dedi. O sırada yol servisini arayıp arızayı
tarif ettim, onlar da arabanın çekilmesi gerektiğini ve 2 saatten
önce gelemiyeceklerini söylediler. Onlardan gelirlerken bir tane de
kiralık araba getirmelerini rica ettim, kapadım telefonu. Haydar, “Sıcakta
beklemeyin, gelin size işçi Barakasında soğuk Ayran ikram
edeyim.” dedi.
Haydar, kaba saba, 44-45
yaşlarında, üstü başı toz içinde bir adamdı. Hep
birlikte Barakaya girdiğimizde, içerde (Cafer adında) bir işçi,
bir dergideki çıplak kadın resimlerine bakarak 31 çekiyordu! Bizi
görünce hemen toparlandı ve elindeki dergiyi kapatarak kaldırdı.
Hepimiz şaşkın şakın birbirimize bakakaldık.
Cafer 30’lu yaşlarda, zayıf, bakımsız
bir işçiydi. Barakanın her tarafında üzerine bol bol sperm
attırılmış kadın resimleriyle dolu Gazeteler
vardı ve içersi leş gibi Sik Taşşak kokuyordu. Haydar,
Caferin bu hareketinden dolayı özür diledi. Biz de “Önemli değil,
olağan şeyler bunlar, hem Delikanlının kabahati yok, biz
habersiz geldik, O kusura bakmasın.” dedik. Oturduk, Ayranları
içerken Caferin bakışları karımın mini
eteğine kenetlenmişti. Haydar ayaktaydı ve Baraka
içerisindeki eşyalara biraz da olsa düzen vermek için, bir o köşeye
bir bu köşeye gidiyor, birşeylerle uğraşıyordu. Fakat
dikkatimden kaçmadı, Haydarın gözü de sürekli kızımın
arkasında, düşük belli kotundan görünen Tanga külotuna
takılıyordu. Gördükleri bu manzaralar her ikisinin de siklerini
çatlarcasına kaldırmıştı...
Kızım
Ayranını bitirince, “Bunaldım, ben dışarıya
çıkıyorum, etrafa şöyle bir bakacam...” dedi. “İyi çık,
ama fazla uzaklaşma...” diye izin verdik ve
çıktı. İki dakika geçmeden Haydar da, “Ben
de çıkayım da Kıza gözkulak olayım, dereye inerse
kaybolur...” diyerek çıktı. Barakada Cafer, karım ve ben
kaldık. Karımın bir huyu vardır, aklından ne
geçiyorsa, hiç esirgemeden pat diye söyler. Cafer’e, “Niye 31 çekiyorsun? Köyde
birlikte olacağın kadın falan yok mu?” diye sordu. Bu çok
açık soru karşısında şaşıran Cafer
karıma cevap vermek yerine bana baktı. Sanki konuşmak ve cevap
vermek için benden izin ister gibi hali vardı. Cevap verebilirsin
anlamında kafamla işaret verdim. Cafer de karıma, “Yok abla ne gezer!
3 aydır kadına hasretiz burda, kadınsızlıktan
kırıldık, hele sizin gibi kadınların ancak resmini
görebiliyoruz burda, 31 çekmeyip ne yapalım?” diye cevap verdi ve yetim bir
çocuk edasıyla boynunu önüne eğdi.
Bu cevap
karşısında karımla göz göze geldik. Karımın bana
bakışlarından Caferin durumuna üzüldüğünü anladım.
Karım bana kafa göz işaretiyle birşey sordu, tam anlamasam da
galiba Cafere bu konuda yardımcı olmak
istiyordu. Bende kafa işaretiyle karıma, “Tamam, ne yapmayı
düşünüyorsan yap!” mesajını verdim.
Karım bacaklarını iyice ayırarak, külotu Cafer
tarafından açık seçik görünecek şekilde oturdu. Bu tabi Caferin
dikkatini hemen çekti, bakışları karımın bacak
arasına kenetlendi. Karım, “Memleketinde seks yaptığın
birisi var mı? En son nezaman seks yaptın? Sevgilin var mı?
Sevgilin ağzına alıyor mu? Arkadan yapıyormusunuz? Hiç
Eşek siktin mi?” gibi sorular sormaya
başladı. Cafer utana sıkıla, biraz da benden çekindiği
için, kendini kapana sıkışmış gibi hissediyor,
sandalyede bile huzurla oturamıyordu. Buna rağmen karıma
kısa kısa da olsa cevaplar veriyordu. Ben bile Caferin
yarağının patlayacak duruma geldiğini görebiliyordum.
Karım bana bakarak, “Ay Hakan, dayanamayacağım,
Cafere en azından Manuel (Elle) yapacam!” dedi.
Cafer karımın neden bahsettiğini anlamadı
bile, aval aval bakıyor sadece.
“Olur hayatım...” demek
zorunda kaldım. Karım kalktı Caferin yanına geçti, Cafere
sarılarak, “Kocacığım bizi Videoyaya çeksene!” dedi. “Olur...”
dedim, Camerayı kabından çıkardım
ve Karımla Caferi kaydetmeye başladım. Ben kaydederken
karım da “Beşkonakta arabamız bozuldu, burdaki insanlar çok
misafirperverler, bize Ayran ikram ettiler, buralar çok güzel, Cafer çok
yakışıklı bir genç, ama malesef
burda birlikte olup seks yapacağı kimse yok...” gibisinden, Cameraya poz
veriyor ve Röpörtaj yapar gibi konuşuyordu. Az sonra karım
anlatmayı bıraktı ve elini Caferin pantolonunun önüne attı.
Caferin yarağını dıştan biraz okşadıktan
sonra, Caferin kemerini çözdü ve yarağını
dışarıya çıkardı. Önüne çökerek, eliyle biraz 31
çektirir gibi sıvazladıktan sonra, Caferin sidik kokan donunu koklaya
koklaya, eğri büğrü, ama uzun sikini yalamaya başladı.
Cafer daha karım ağzına alır almaz boşaldı
karımın ağzına! Boşalırken de kurbanlık
koyun gibi çırpınıyordu garibim.
Karım Caferin bütün spermlerini yaladı yuttu ve
yarağını yalamaya devam etti. Sanki karım Caferin
yarağının inmesini istemiyormuş gibi bir hali vardı.
Ben de sesimi çıkarmadan Cameraya çekmeye devam ediyordum...
Karım ayağa
kalktı, külodunu dizlerine kadar sıyırarak masaya domaldı
ve Cafere, “Hadi gel sik beni!” dedi. Cafer garibim neye
uğradığını şaşırmış, bu
yaşananlardan iyicene salaklaşmış, “Ne yapayım?”
gibisinden yüzüme bakıyor. Kafamı sallayarak, “Devam!” dedim. Cafere
müsade verdiğim halde yine de ürkek ürkek kalktı sandalyeden ve
domalmış karımın arkasına geçti. Halen bana sanki, “Gerçekten
karını sikmeme izin veriyormusun?” gibi bakıyordu. “Devam!
Devam!” dedim. Cafer yarağını arkadan karımın
amına sokarak gidip gelmeye başladı.
Karım çok geçmeden zevkten inlemeye başladı ve Caferi iyice
azdırmak için neler neler söylüyor! “Sik beni aslanım! Geçir koca
yarrağını! Dağıt amımı!
Köyündeki Eşşekleri siker gibi sik beni! Daha hızlı sok!
Daha sert sik beni!” gibi sözler söyleyerek, zaten abaza olan Caferi iyice
körüklüyordu. Birkaç dakika geçtikten sonra Caferde utangaçlık namına
birşey kalmamış, karımın amını
hızlı hızlı sikiyor, yarağı karımın
amına piston gibi girip çıkıyordu. Karım masaya
yapışmış, artık zevkten gıkı
çıkmıyordu (karım orgazm olup boşaldığı
zaman sesi çıkmaz). Karım orgazm olmuş, fakat Caferin
boşalacağı yok henüz. Karım elini arkaya atarak Caferin
yarağını kavradı, amından
çıkarıp götüne yerleştirdi...
Cafer,
şaşkınlığı bir kat daha artsa da, hiç (olmaz,
istemem falan) demeden karımın götünü sikmeye başladı. Karım
götten sikilmekten de çok zevk alır ve saatlerce sikseler götünü
bıkmaz. Caferin yarağı götüne iyi girsin diye, karım iki
eli arkada kalçalarını ayrık tutuyordu. Fakat
Cafer daha 5 dakika geçmeden karımın üstüne abanarak
yığıldı, hareketsiz kaldı. Evet Cafer
karımın götüne boşalmıştı, ben de
karımın sikilişini seyrederken küloduma boşaldım bu
arada tabi. Karım Caferin altında nerdeyse ezildiğinden kalkmak
istedi. Cafer yarağını karımın götünden
çektiğinde, karımın götünden akan spermler yerlere kadar
döküldü. Cafer külodunu çekip pantolonunu bağlarken, karım da benden
kağıt mendil istedi. Mendili verdim. Karım amını
götünü silip temizlerken, bana, “Kaydettin mi hepsini?” diye soruyordu. “Kaydettim,
kaydettim...” dedim.
Karım da üstüne
başına çeki düzen verdikten sonra barakadan çıktık.
Sağa sola bakındık, ama ne Haydar var ortalıkta, nede bizim
kız! Cafer, “Belki aşağı ırmak kenarına indilerse
burdan görünmez, siz durun ben bakıp geleyim.”
dedi. Cafer gitti, ben karımla birlikte barakanın önünde hem
kızımızı, hemde yol yardımını bekliyoruz.
Yarım saat sonra yol yardımı kurtarıcı ile geldi.
Sağolsunlar, benim sipariş verdiğim kiralık arabayı da
getirmişler. Bir sürü kağıt kürek imzaladıktan sonra,
kiralık arabayı teslim ettiler ve bizim bozulan arabayı çekiciye
takıp Antalyadaki Servisin yolunu tuttular. Cafer bakmaya gittikten bir
saat sonra, çalıların arasından çıkıp geldiler,
kızım, Haydar ve Cafer. Kızımın suratı
kıpkırmızı, üstü başı çamur halde. “Kızım
ne oldu?” diye soruyorum, “Birşey yok
babacığım! Irmak kenarına inerken ayağım
kaydı düştüm. Araba meselesi çözümlendiyse Otele gidelim artık!”
dedi.
Suçlu gibi duran Cafer ve Haydar'a
misafirperverlikleri için teşekkür edip, kiralık arabaya bindik,
Otele döndük. Otelde biz kendi odamıza çekildik duş almak için,
kızımız da kendi odasına. Duştan sonra
akşam yemeğine indik hep beraber. Yemekten sonra ben barda
otururken kızımla karım yukarı Odaya çıktılar.
Kızmın karıma anlatacakları özel şeyler
varmış. Bir saat sonra tekrar aşağı Lobiye indiler.
Ben karımla başbaşa bir iki kadeh içip, sonra da plaja
yürüyüşe çıkmaya karar verdik. Kızım da Otelin Discosuna
gideceğini söyleyerek yanımızdan ayrıldı...
Kızım gittikten sonra
karıma sordum, “Neymiş kızımızın
anlatacağı özel mevzu?” diye. Karımın
anlattıkları ise tam “Yuhh Be!” dedirtecek şeylerdi.
Kızımız Barakadan çıktıktan sonra ırmak
kenarına gitmişti ya, Haydar da arkasından. Haydar ırmak
kenarında bizim kızın orasını burasını
ellemeye başlamış, bizim kız da korkusundan sesini
çıkaramamış. Sonra Hayadar kızımızı
yatırmış bir güzel amından zorla sikmiş
o kocaman kart yarağı ile. Kızımızın götünü
de sikmek istemiş, fakat yarağı çok
kalın olduğu için sokamamış kızımızın
götüne. Daha sonra Cafer bunlara bakmaya gittiğinde, bunları
sikişirken görünce, o da katılmış kızımı
siken Haydara. Haydar kızımı amından
sikerken, Cafer de aynı anda götünden sikmiş
kızımızı. Gerçekten Yuhh yani! Ulan kıyamadan
nasıl ikiniz birden zorla siktiniz 17 yaşındaki körpecik
kızımızı! Yazık, tazecik kızımızın
amını götünü dağıtmışlar, Ayı herifler ne olacak!
Tatilimiz bitene kadar All
İnclusiv Otelimizden ayrılmadık. Hep Otelde vakit geçirdik.
Yüzme havuzunda, Discosunda, Barında, Lobisinde ve Saunasında.
Almanyaya döndüğümüzde karımla birlikte, bol bol Caferin
karımı siktiği videoyu seyrediyoruz ve o macerayı
anıyoruz. Kızımız o yaşadığı zorla
sikilme olayını unuttu bile. Karım da, “Oldu bir kere,
yapılacak birşey yok!” diyor. Ama ben kızımızın
iki kaba herif tarafından zorla sikilmesini ne unutabiliyorum ne de
kabullenebiliyorum! Ne yapalım, elden birşey gelmiyor dostlar!
Saygılarımla...
[Hakan]
|