|
Karımın Side’de sikilişi! (Semih 48 Y., Ankara / Türkiye)
Merhaba; Bu yaşanmış hikayemi sizlere
anlatmak istedim. Amaç yaşananları paylaşmak. Eşimle
Antalya Side’ye gitmek için yola çıktık. Bayram arifesiydi. Bayram
süresince kalacaktık. Özgürlük arıyorduk, değişik yer ve
ortamlarda bulunmak bize zevk veriyordu. Çünkü dilediğimiz gibi
davranıyorduk. Eşim harika bir kadın, fiziğide öyle.
Aramızda hiç bir konuda kısıtlama yok. Arabamızla
yola koyulduk, hava çok güzeldi.
Antalya’ya yaklaştıkca hava dahada
ısınıyordu. Yolda ıssız
bir yerde mola verdik ve üzerimizdeki kalın giysileri çıkarıp
yazlıklarımızı giydik.
Eşim diz üstü kiloş penye bir etek ve japone kollu bir bluz
giydi, ben tişört ve şort. Rahatlamıştık. Yolda
kırsalda tek tük satıcılar vardı. Eşim “İstersen
biraz meyve alalım.” dedi. Bende
kırmadım, “Hem hava alalım biraz.”
dedim ve durdum. Zira yol yormuştu. Gelen geçen arabalarda dağın
başında durup alışveriş yapıyorlardı.
Sanırım o civarın köylüleriydiler. Neyse ben gölge biryer buldum
oturdum, eşim ise yerde kasalarda olan meyvaları seçmek için yere
çömelmişti. Satıcı 16 yaşında genç bir çocuktu.
Aramızda baya mesafe vardı. Çocuğun
gözleri karımın bacak arasındaydı, sürekli dikizdeydi.
Eşim 2 adet muz alıp, “Şunları yiyelim, takrar
alırız.” diyerek yanıma geldi ve alçak bir tabureye oturdu.
Çocuk da yanımıza geldi, “Abi Tatile mi? Bayram gezmesi mi?” diyerek
yanımıza sokuldu. Adı Mehmet miş, gözleri kaçamak yaparak
karımın bacaklarına dalıyordu.
Bir ara başka müşteri gelince çocuk
kalkıp tezgaha gitti. Eşime “Çocuk gözlerini senden alamıyor.”
dedim. “Hadi ya?” falan dedi, ama kendisininde farkında olduğunu
söyledi. “Ozaman ona bir oyun oynayalım. Hem fantazi olur.” dedim.
Karım da heyecanlanmıştı, “Olur ama fazla ileri gitmek
yok!” dedi. “Bu sana bağlı, sen rahat davran.” dedim.
Satıcı çocuk tekrar bize yaklaştı oturdu. Karım
bacaklarını iyice açıyordu, farkında değilmiş
gibi. Mehmet içine düşecekti. Karımın çişi gelmiş,
“Tuvalet yokmu burada?” diye sordu. Mehmet de “Az aşagıda
bizim bahçe var, yanında küçük baraka var, orası tuvalet. Burdan
gözükmüyor ama 100 metre ileride ağaçlıkları dönünce.”
dedi. Bende “Hadi git.” dedim. “Ben korkarım.” deyince, ‘Mehmet seni
götürsün’ dememe kalmadı, “Abla ben götürürüm.” diyerek yerinden
kalktı. “Gelen olursa tezgaha bakıver abi.” dedi. Bende “Siz gelene
kadar biraz kestireyim, gözlerimi dinlendireyim.” dedim.
Mehmet önden, karım arkadan gittiler. Yamaç
iniyorlardı, karımın elinden tuttuyor, arasıra inmesine yardım
ediyordu. Gözden kayboldular. Önce gidip gitmemekte tereddüt ettim, ama sonra
tam ters taraflarından indim. Barakanın önünde Mehmet diz çökmüş
vaziyette idi. Fazla yaklaşmadım. Anlaşılan
kapının altından karımı dikizliyordu. O an kapı
açıldı, karım Mehmeti yerde o durumda gördü. Mehmet
sıkılgan bir şekilde omuzunu büktü. Karım omuzuna dokunarak
“Olur böyle şeyler...” gibisinden birşeyler konuştu. Sonra
ne dediyse, Mehmet diz çöktü, başını karımın
eteğinin içine soktu. Karım bacaklarını
ayırmıştı. Kilotu dizlerine kadar düştü. Karım
Mehmete amını dilletiyordu! 3-4 dakika
öyle devam etti. Sonra Mehmet doğruldu, sikini çıkardı. Siki çok
büyük değildi, ama dikilmişti. Karım tecrübesini
konuşturarak Mehmetin sikini ağzına aldı...
Kısa bir süre sonra Mehmet karımı
tuvaletin arkasına götürdü, karımın ellerini bir ağaca
dayayıp arkasına geçti. Ben uzakta kalmıştım, ama
karımın amına gidip geldiği
gözüküyordu. Mehmet karımı oracıkta sikmişti! Karım
üstünü başını toparlayınca ben o an orayı terk ettim,
yukarı çıktım. Az sonra bunlar geldiler. Bu
anlattıklarım 15 dakika gibi bir zamanda olmuştu. Karıma
“Hallettin mi çişini?” dedim. “Hı hı...” diye yanıt
verdi, “Ama su yokmuş, bende Mehmetin diline
sildirdim, ama sadece okadar!” dedi. Şaşırmıştım,
“Ciddi misin?” dedim. Karım “Valla ciddiyim!” dedi, ama
siktirdiğininden bahsetmedi. “Hep fantazimiz olsun demezmiydin?
İşte sana fantazi. Baktım çocuktan
zarar gelmez dedim yaptım. Kızdın mı?” diyerek yüzümü
okşadı. Mehmet’le vedalaşıp oradan ayrıldık.
Yolda karım Mehmetin nasıl yaladığını
anlattıkca benim yarrak dimdik oldu, “İyi ki
sikmemiş seni!” dedim. “Vermezdim ki!”
dedi.
Side'de motele yerleştik. Pansiyon gibi bir yer. Öylece kendimizi denizi gören
bir tepe’ye attık, biralarımızı açtık, denize
karşı soğuk soğuk içtik. Hava kararmak üzereydi.
Karımın bacaklarını denize doğru açtım ve
amcığını parmaklamaya başladım. Karımın
amı iyice sulanmıştı. Oturduğumuz yer arka yol gibi bir
yerdi, patikadan gelen geçen Turitler oluyordu. Fazla ileri gidemedik, oradan
kalktık motele gittik. Yol yorgunluğu vardı, duş alıp
uzandık. Sonra karımla bir güzel seviştik ve sikiştik.
Ertesi sabah eşim kahvaltı
hazırlayacaktı. Biz ikinci kattaydık, merdivenler motelin
ortasındaydı, mutfak ta aşağıdaydı. Karım
üstüne ip askılı elbise giydi, dizlerinin üstündeydi boyu.
Mutfağı ortak kullanacaktık. Motele, motel sahiplerinin
oğulları bakıyordu, adı Serdal’mış. “Git çekinme.”
dedim. Yumurta haşlayacaktı, bir de çay alacaktı. Gitti gerekli
malzemeleri aldı geldi. Tedirgindi. “Ne oldu?” dedim. “Çocuk bana yiyecek
gibi bakıyor, merdiven çıkarkende altan bacaklarıma
bakıyordu. Döndüm, göz göze geldik, salak salak gülüyordu. Bu iki oldu,
sen rahatsız olmayasın diye bahsetmedim.” dedi. “Takma kafana,
birşey olmaz. Biraz rahat ol, tatilin tadını çıkar.” dedim.
Karım kahvaltıdan sonra güzelce giyindi,
bende öyle. Etrafı tanımaya
çıkacaktık. Side de kalabalık bir çarşı var, esnaf
ortamı var, ne ararsan bulursun. Gezdik, günün tadını
çıkardık. Biralarımızı alıp motele geldik. Serdal
moteli bırakamıyordu, bizden başka da kalan yoktu.
Akşamları bir kaç kişi gelip gecelik
kalıyorlardı, sezon açılmamıştı.
Biralarımızı yudumladık. Akşam
Milli maç vardı TV’de şifreli knalda. Bende maç hastasıyım,
seyretmem lazımdı. Masada Serdal bana seyredeceğim yeri tarif
etti. Ben saat dokuz gibi maç için kalktım, “Biter bitmez gelirim.”
dedim. Karım “Tamam geç kalma, hemen gel.” dedi. Çıktım,
tarif ettikleri yere gittim. TV bozukmuş. Bu arada maç da
başlamıştı. Başka yer de bulamayınca, bir kutu
bira alıp içerek geri motelin yolunu tuttum.
Motele geldim hiç ses yoktu. Kata çıktım,
kapının önünde masa sandalye vardı, girişler orta
boşluktan olduğu için. Karım yattı uyudu herhalde diye
düşündüm. TV ışığı vardı içerde. Kapının
önündeki sandalyeye oturdum, biramı içip gireyim diye düşündüm. Ama
bizim odanın perdesi 5-10 cm açık kalmış, duvar tarafından.
İçeri baktım, karım Serdal’la sevişiyor! Serdal
karımın bacaklarının arasında, kafasını
karımın amına gömmüş bir vaziyette
idi! Perdenin aralığından karımın yüzünü göremiyordum.
Sadece Ahh...’lama Ohh...’lama sesleri geliyordu. İkiside
çok rahattılar. Serdalın siki bayağı büyüktü. Sonra
karım Serdalın sikini ağzına aldı. Karımın
götü bana doğru dönüktü. Sonra Serdalı
yatırıp sikinin üzerine oturdu, bütün hepsini aldı. Biraz öyle sikiştiler,
sonra Serdal karımı sırt üstü yatırdı ve sikmeye devam
etti. Serdalın gidip gelmeleri sıklaşmıştı,
karımın ise kısık kısık iniltileri geliyordu.
Derken Serdal karımın üzerine abandı ve öylece kaldı...
Hemen oradan uzaklaşmam gerektiğini
anladım ve çabucak motelden çıktım. Bakkala gittim, ordan maç
sonucunu öğrendim. Karıma telefon ettim, “Bira alıp geliyorum.”
dedim, 3 bira alıp geri döndüm. Karım yatakta oturuyordu, ter
içindeydi. “Bu ne hal?” dedim. “Çok sıcak!” dedi. Karımın
dudaklarını öptüm, elimi amına
attım, karımın amı vıcık vıcık’tı.
“Offf amın yanıyor,
ısırırım amını!” dedim. “Bekle duş
alayım.” dedi, aldı geldi. Karımın amını
yalayıp birgüzel siktim. Sonra birlikte duş aldık, giyindik ve
kapının önüne çıktık. Hafif esinti vardı. Karım
bana tebessümle öpücük kondurdu, “İyiki geldik buraya, çok rahatladım!”
dedi. Bu konu hakkında karıma birşey söylemedim, ama o
yaşananları aklıma getirerek, karımla 3 gün 3 gece
sikiştik.
Şu an itiraf ediyorum,
yaşanmış iyi veya kötü ne varsa, bunlardan dolayı ve
eşimin bazı kaçamaklarını bilmediğimi sanmasına
rağmen, eşimle çok mutluyuz.
Selamlar...
[Semih]
|